Obsesif Kompülsif Bozukluk (Takıntı Hastalığı) Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?

Kişinin isteyerek veya istemeyerek süregen bir şekilde, aynı düşünceleri, duyguları, hayalleri aklından geçirmesi (obsesyon) ve bunların getirdiği sıkıntıyı azaltmak için bazı zihinsel eylemleri veya bazı davranışları yapması (kompülsiyon), yapmaktan kendini alıkoyamaması obsesif-kompülsif (saplantı-zorlantı) bozukluktur.

Halk arasında ‘ Takıntı hastalığı’ olarak ta tanımlanmaktadır. Örneğin temizlik obsesyonları olan bir kişi eli herhangi bir şeye dokunduğunda, elinin pislendiğini ve heryere bulaşacağını düşünür, bunaltı yaşar ve bunaltıyı giderebilmek için de hemen gidip elini yıkar. Bazı durumlarda bütün bedenine bulaştı hissine kapılarak duş alır, anlık rahatlama hisseder ancak bu kez de olmadı, yüzüne sıçradı veya eksik oldu düşünceleri oluşur ve duş süresi saatler sürebilir, bunun ardından yorgunluk, sıkıntı hali ve kaçınma davranışları ile bir kısır döngünün içinde kendisini bulabilir.

Başka bir obsesyonda, cinsel obsesyonları olan bir kadın uygun olmayan bir partnerle cinsel ilişki kurmuş olabileceğini düşünür, suçluluk ve/veya günahkarlık hisseder, büyük bir sıkıntı duyar, sıkıntısını gidermek için en güvendiği kişilerden, ilişkiye girmediğine dair onay alıp rahatlayabilmek için sürekli ‘ben bunu yapmamışımdır değil mi ? Yalnız değildim o yüzden zaten öyle bir şey olmamıştır değil mi ?’ gibi sorular sorar.

Bir başka kişide de, birinin dokunduğu yere dokunursam mikrop bulaşır veya kirlenirim, heryere bulaştırırım düşüncesi oluşur ardından aşırı sıkıntı hali hisseder ve az önce belirttiğimiz gibi rahatlamak için yıkanma rituelleri geliştirebilir veya evden çıkmama gibi önlemler alırlar.

Obsesyon veya kompulsiyonlar zaman alıcıdır (örneğin günde bir saatten fazla zaman alabilirler) ve sosyal ilişkilerinde, profesyonel veya diğer işlevsellik alanlarında klinik olarak anlamlı derecede bozulmaya yol açabilirler.

Obsesif kompülsif bozukluk, rahatsızlık epizodları uzun süren, kendiliğinden düzelme olasılığı az olan, müdahale edilmeyen durumlarda artma ve azalmalarla seyreden kronik gidişli bir rahatsızlıktır.

En sık rastlanan obsesyonel Temalar:

Kirlilik Bulaşma obsesyonları,

Agresyon veya zarar verme obsesyonları (yaşlılara, çocuklara veya etrafındaki kişilere zarar verme, bebeğinin ölmesini dileme…),

Seksüel obsesyonlar (örneğin uygunsuz partnerlerle cinsel ilişki imgeleri),

Dini obsesyonlar (ibadet ederken dine aykırı düşünme,küfür etme, şeytanla işbirliği…),

Hastalık bulaşma obsesyonları,

Eksiklik yarımlık hissi (bir bilgiyi öğrenmeden rahat edememe, bir yere veya objeye tekrar tekrar bakmadan rahat edememe…).

Hem obsesyon hem kompülsiyonların bir arada olduğu tip en sık görülenidir, hastaların bir kısmında ağırlıklı ya da tek sorun obsesyonlardır. Bütün nötralizasyonlar hesaba katılırsa çok nadiren sadece obsesyonlar veya kompülsiyonlarla giden tip görülür.

Sıklık ve yaygınlık

Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre (1988) sıklık oranı % 2,5’tir, Türkiye Ruh Sağlığı çalışmasına göre (bir yıllık sıklık) % 0,5’tir. Görülme oranı kadınlarda biraz daha fazla olmakla birlikte erkeklere yakındır. Hastaların % 21’inde belirtiler ortalama olarak 10-15 yaşları arasında başlar.

Obsesif Kompülsif Bozukluk Alttipleri

– Yıkayan-temizleyen

– Kontrol eden (şüphe obsesyonu ve kontrol)

– Toplayan – biriktiren

– Düzenleyen- sıralayan

– Tekrarlayan

– Düşünce tekrarlayan

– Saf obsesyonlar ve kaygı

Hasta ile obsesyonlarda çalışılan genel bilişsel özellikler

– Duygusal çıkarsama: değerlendirme yaparken duygu temel alınır, örneğin kişi eğer önemli olmasaydı bu kadar fazla düşünmezdim diyebilir.

– Düşünce eylem kaynaşması: kişi düşünce ile eylemi eş görmektedir, ona göre bir eylemle ilgili düşünmek onu yapmak gibidir.

– Zihinsel kontrol: düşünceler ve eylemler üzerinde tam veya mükemmel kontrol sahibi olmak istemek.

Tanı ve Tedavi

Her takıntılı düşünce veya davranış obsesif kompülsif bozukluk değildir, ancak bu durum kişinin aile yaşantısını, sosyal ilişkilerini, mesleki yaşantısını ve işlevselliğini etkilediği takdirde bir uzman ile görüşmesi ve tedavi planlaması yapılması uygun olacaktır.

Obsesif Kompülsif Bozukluk’ta Bilişsel Davranışçı Terapinin etkili olduğu birçok araştırma ile gösterilmiştir (örneğin Salkovskis James ve ark. 1995). Belirtilerin şiddetinin fazla olduğu hastalarda obsesyonları ve anksiyeteyi azaltmak için ilaç kullanımı ile birlikte Bilişsel davranışçı Terapi etkili sonuçlar vermektedir. Kişinin tedaviye uyum göstermesi ve devamlılığı sağlaması tedavinin başarı oranını artıracaktır. Hayali maruz bırakma tekniğinin ve kompülsiyonları gerçekleştirmemenin obsesyonlarla baş etmede oldukça etkili olduğu gözlemlenmiştir.

Uzman Psikolog Havvanur Öztürk Varol

İletişim: 0533 127 57 71